Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesinde yer alan 'birden fazla kişi tarafından birlikte' işlenmesi nitelikli halinin konut dokunulmazlığını ihlal suçundaki (TCK 116) uygulanışında, sanığın tek başına eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmesi veya mağdurun yalnızca bir şahsı gördüğünü belirtmesi gibi durumlar, ceza tayinini nasıl etkiler? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/7068 Karar sayılı kararı bu konuyu nasıl ele almıştır?
TCK'nın 119/1-c maddesinde yer alan 'birden fazla kişi tarafından birlikte' işlenmesi nitelikli hali, konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından cezanın artırılmasını gerektirir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, suçun icra hareketlerinin müşterek fail olarak birden fazla kişi tarafından gerçekleştirildiği hususunda kesin ve yeterli delil bulunmalıdır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/647 Esas, 2017/7068 Karar sayılı kararı, bu konudaki önemli bir ilkeyi ortaya koymuştur. Kararda, katılanların aşamalardaki ifadelerinde yalnızca bir şahsı ikametlerinden kaçarken gördüklerini belirtmeleri ve suça sürüklenen çocuğun da eylemi tek başına gerçekleştirdiğini beyan etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 119/1-c maddesi uygulanmak suretiyle 'fazla ceza tayin edilmesi'nin hatalı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bir yansımasıdır. Eğer suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğine dair somut, kesin ve kuşkudan uzak bir kanıt yoksa, sanık lehine yorum yapılarak bu nitelikli halin uygulanmaması gerekir. Aksi takdirde, eksik veya hatalı delil değerlendirmesi sonucunda fazla ceza tayini yapılmış olur ki bu da hükmün bozulmasına neden olur.