Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde düzenlenen 'delil ikamesi için avans' yükümlülüğü, kamu düzenini ilgilendiren ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde nasıl farklılık gösterir? Bu tür davalarda hâkimin 're'sen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler' (HMK m. 325) bağlamında yapması gerekenleri açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282297

HMK'nın 324. maddesi, tarafların talep ettiği delil için avans yatırma zorunluluğunu ve yatırılmaması halinde o delilden vazgeçilmiş sayılmasını düzenlerken, üçüncü fıkrasında 'Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır' ibaresiyle önemli bir istisnaya işaret eder. Bu tür davalar (örneğin velayet, sigortalılık tespiti gibi kamu düzenini ilgilendiren davalar), HMK'nın 325. maddesi kapsamında 're'sen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler' başlığı altında farklı bir rejime tabidir. HMK m. 325'e göre, bu tür davalarda hâkim tarafından re'sen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Ancak, belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir. Bu, kamu düzenini ilgilendiren davalarda adaletin tecellisinin, tarafların avans yatırma yükümlülüğüne takılmamasını sağlamak amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/19508 Karar sayılı kararı, sigortalılık tespiti davasının kamu düzeniyle ilgili olduğunu ve hak kayıplarını önlemek amacıyla hâkimin re'sen araştırma yaparak kanıt toplaması gerektiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla, bu davalarda delil avansının yatırılmaması, davanın usulden reddine değil, giderin Hazineden karşılanmasına yol açar.