Medeni Kanun'da 'katılma alacağı'nın (MK m. 236/1) temel hesaplama prensipleri nelerdir? Artık değere katılma alacağı miktarının belirlenmesinde 'eklenecek değerler' (MK m. 229) ve 'denkleştirme' (MK m. 230) kavramlarının rolünü açıklayınız. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/605 Karar sayılı kararı bu konuda nasıl bir prensip belirlemiştir?
Medeni Kanun'a göre 'artık değere katılma alacağı', eşin evlilik içinde edinilmiş tüm mallarının (MK m. 219) toplam değerinden, bu mallara dair borçlar çıktıktan sonra kalan 'artık değerin' (MK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (MK m. 236/1). Bu alacak hesaplanırken 'eklenecek değerler' (MK m. 229) ve 'denkleştirme' (MK m. 230) kavramları dikkate alınır. Eklenecek değerler, eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltma kastıyla yaptığı devirlerdir ve bunlar mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir. Denkleştirme ise, bir eşin kişisel mallarına ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallarına ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmişse, bu yarar veya zararı dengelemek için yapılan hesaptır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/605 Esas, 2016/605 Karar sayılı kararı, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerlerinin esas alınması gerektiğini belirtmiştir. Kararda ayrıca, katılma alacağının yasa'dan kaynaklanan bir hak olduğu ve talep eden eşin gelirinin olmasına veya malvarlığının edinilmesine katkıda bulunulmasına gerek olmadığı da vurgulanmıştır.