HMK'nın 26. maddesinde yer alan 'Taleple Bağlılık İlkesi', boşanma davalarının fer'ileri olan yoksulluk nafakası gibi taleplerde nasıl bir uygulama alanı bulur? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/560 Karar sayılı kararı üzerinden, açık bir talep olmaksızın nafakaya hükmedilmesinin hukuki sonucunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282289

HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen 'Taleple Bağlılık İlkesi', hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini ifade eder. Bu ilke, boşanma davalarının fer'ileri (eki niteliğindeki talepler) olan yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat gibi taleplerde de sıkı bir şekilde uygulanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/6659 Esas, 2017/560 Karar sayılı kararı, bu prensibi somutlaştırmıştır. Kararda, davalı-karşı davacı kadının usulünce, miktarı da belirtilmek suretiyle açıkça yoksulluk nafakası talebi bulunmadığı halde, mahkemenin talep aşılarak davalı-karşı davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve bozmayı gerektirdiği belirtilmiştir. Bu durum, yoksulluk nafakası gibi taleplerin hâkim tarafından re'sen hükmedilemeyeceğini, mutlaka taraflarca açıkça ve belirli bir miktar üzerinden talep edilmesi gerektiğini gösterir. Aksi takdirde, hâkimin talep dışına çıkarak karar vermesi, taleple bağlılık ilkesinin ihlali anlamına gelir ve bu da hükmün bozulmasına neden olur.