Yargıtay içtihatlarında, 'işe iade davası' sonunda işçinin işe başlatılmaması durumunda, yıllık ücretli izin alacağı nasıl muaccel olur ve hesaplamasında hangi ücret dikkate alınır? Ayrıca, işe iade davası kazanılıp işçinin işe başlatılması halinde, daha önce kullandırılmayan izinlerin hukuki akıbeti ne olur? Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/5545 Karar sayılı kararı özelinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282282

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/9163 Esas, 2017/5545 Karar sayılı kararına göre, işe iade davası sonunda işçinin işe başlatılmaması durumunda, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, yıllık ücretli izin alacağı bu tarihte muaccel olur. İzin ücreti hesabında ise işçinin işe başlatılmadığı tarihte alması gereken ücret dikkate alınmalıdır (4857 sayılı İş Kanunu m. 59). Eğer işçi işe iade davasını kazanıp işveren tarafından işe başlatılırsa, iş ilişkisi kesintisiz devam ettiğinden, kullandırılmayan izin ücretine hak kazanılması söz konusu olmaz. Bu durumda, daha önce işçiye kullandırılmayan izinler karşılığı olarak ödenmiş olan izin ücretleri işverence geri istenebilir. Kararda ayrıca, 4857 sayılı Yasa'nın 53. maddesinde işçinin yıllık ücretli izin hakkından vazgeçemeyeceği kurala bağlandığına göre, işçinin daha önce ödenen izin ücretinin, işe iade sonunda işçinin işe başlaması halinde işçinin kullanmadığı izin hakkına sayılmasının doğru olmadığı da vurgulanmıştır. Yıllık izin hakkı anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez.