Yargıtay Ceza Dairelerinin yerleşmiş içtihatlarına göre, bir sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hüküm kurulurken, eylemin 'gece vakti' işlenip işlenmediği nasıl tespit edilir? Güneşin doğuş ve batış çizelgelerinin ve yaz saati uygulamasının bu tespitteki rolünü Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2016/16087 Karar sayılı kararı özelinde açıklayınız.
Hırsızlık (TCK m. 143) ve konut dokunulmazlığını ihlal (TCK m. 116/4) suçlarının 'gece vakti' işlenmesi, cezada artırım gerektiren nitelikli bir haldir. TCK m. 6/1-e'ye göre 'gece vakti', güneş batmasından bir saat sonra başlayan ve doğuşundan bir saat önceye kadar devam eden süreyi ifade eder. Yargıtay Ceza Dairelerinin yerleşmiş içtihatlarına göre, eylemin gece vakti işlenip işlenmediği tespiti için, suç tarihinde ve suçun işlendiği yerdeki güneşin doğuş ve batış çizelgeleri (UYAP kayıtlarından temin edilebilir) dikkate alınır. Ayrıca, yaz saati uygulamasının varlığı da bu çizelgelerle birlikte göz önünde bulundurulur. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/9093 Esas, 2016/16087 Karar sayılı kararı, bu tespitteki hassasiyeti vurgulamıştır. Kararda, katılanın belirli bir saatte ikametinden ayrıldığı ve hırsızlık eyleminin belirli bir saatte gerçekleştiğinin anlaşıldığı durumda, UYAP kayıtlarına göre güneşin batış saati ve yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, eylemin gece gerçekleştiğine dair kesin delil bulunmadığı hallerde 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği fiilin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, mahkemece 'gece vakti' nitelikli halinin uygulanabilmesi için bu konuda kuşkuya yer bırakmayacak somut delillerin bulunması zorunludur, aksi takdirde sanık lehine değerlendirme yapılmalıdır.