HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi, bir tarafın dava dilekçesinde birden fazla talep sonucunu (örneğin, kira tazminatı ve ayıp oranında bedel indirimi) açıkça belirtmemesi durumunda nasıl bir sorun yaratır? Bu durumda hâkimin HMK 31 ve HMK 119/ğ maddeleri uyarınca ne yapması gerektiğini Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/7752 Karar sayılı kararı bağlamında değerlendiriniz.
HMK'nın 26/1. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini öngörür. Ancak bir tarafın dava dilekçesinde birden fazla talep sonucunu, her birinin miktarını belirtmeden soyut bir toplam tutarla (örneğin, '10.000,00 TL maddi tazminat') talep etmesi, hâkimin taleple bağlılık ilkesini uygulamasını zorlaştırır. Bu durum, talep sonucunun HMK 119/ğ maddesindeki 'açık bir şekilde yazılması' gerekliliğine aykırıdır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/43240 Esas, 2018/7752 Karar sayılı kararı, bu tür bir belirsizlik karşısında hâkimin görevini açıkça belirtmiştir. Kararda, davacının kira tazminatı ve ayıp oranında bedel indirimi talep etmesine rağmen, 10.000,00 TL'lik dava değerinin hangi talep için ne miktarda olduğunun gösterilmemesi üzerine, mahkemenin davacıya bu yönde bir açıklama yaptırmamasının hatalı olduğu vurgulanmıştır. Hâkimin, HMK 31/1 maddesinde düzenlenen 'Davayı Aydınlatma Ödevi' kapsamında, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırması, soru sorması ve delil göstermesini istemesi gerekir. Bu nedenle, mahkemece öncelikle davacının talep sonucu açıklattırılmalı, aksi halde usul ve yasaya aykırılık teşkil edecektir.