HMK 31'de yer alan 'Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi'nin' kamu düzenine ilişkin davalardaki rolü nedir? Velayet davaları gibi tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği işlerde hâkimin bu ödevini yerine getirme yükümlülüğü nasıl farklılaşır? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/291 Karar sayılı kararı üzerinden örnekleyiniz.
HMK 31'de yer alan 'Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi', uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda hâkimin taraflara açıklama yaptırabilmesi, soru sorabilmesi ve delil göstermesini isteyebilmesidir. Bu ödev, özellikle kamu düzenini ilgilendiren ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde (örneğin velayet davaları gibi) daha da geniş bir rol oynar, zira bu tür davalarda 're'sen araştırma ilkesi' de geçerlidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/24718 Esas, 2017/291 Karar sayılı kararı bu durumu netleştirmiştir. Velayetin değiştirilmesine ilişkin bir davada, mahkeme davacıdan tanık masraflarını yatırmasını istemiş ancak masraf miktarını açıkça belirtmemiştir. Masraf yatırılmayınca tanık dinlenmesi talebi reddedilmiştir. Yargıtay, hâkimin tanık masraflarının miktarını açıkça belirtmeden verilen kesin sürenin usulüne uygun olmadığını ve hukuki sonuç doğurmayacağını belirtmiştir. Ayrıca, velayet davalarının kamu düzenine ilişkin olması ve re'sen araştırma ilkesinin bulunması nedeniyle, hâkimin bu ödevini daha dikkatli yerine getirmesi, savunma hakkını kısıtlamadan eksiksiz inceleme yapması gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, kamu düzenini ilgilendiren davalarda hâkimin maddi gerçeğe ulaşmak adına aydınlatma ödevinin daha kapsamlı olduğunu ve şekli eksiklikler nedeniyle davanın esasına girilmemesinin sakıncalı olduğunu göstermektedir.