Boşanma sebebiyle 'zina' veya 'hayata kast' hallerinde, kusurlu eşin 'katılma alacağı' üzerinde hakimin takdir yetkisi nedir? Bu takdir yetkisinin kapsamını ve 'katkı payı/değer artış payı alacağı' bakımından uygulanıp uygulanmayacağını Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/367 Karar sayılı kararı bağlamında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282267

Medeni Kanun'un 236/2. maddesi uyarınca, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin 'katılma alacağı'nın, yani artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya bu hakkın tamamen ortadan kaldırılmasına karar verebilir. Bu hükmün uygulanabilmesi için boşanma kararının mutlaka zina veya hayata kast nedenlerinden birine dayanması gerekir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/367 Karar sayılı kararı, bu takdir yetkisinin kapsamını ve sınırlamalarını açıklamıştır. Karara göre, zina nedeniyle boşanma hükmü kurulduğunda, kusurlu eşin katılma alacağı üzerinde indirim yapılabilir. Ancak, bu takdir yetkisi sadece 'artık değere katılma alacağı' (MK m. 236) için ve edinilmiş mallara katılma rejiminde söz konusudur (MK m. 218-241). Eski Medeni Kanun döneminde edinilen mallara ilişkin olan 'katkı payı alacağı' veya 01.01.2002 sonrası döneme ait 'değer artış payı alacağı' (MK m. 227) üzerinde zina veya hayata kast nedeniyle bir indirim yapılması mümkün değildir. Karar, bu ayrımı yaparak, davacının zina nedeniyle boşanması üzerine, mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen taşınmazdaki katkı payı alacağında indirim yapılmasının hatalı olduğunu, ancak edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde edinilen araçtaki katılma alacağı için indirim yapılmasının doğru olduğunu belirtmiştir. Bu durum, farklı mal rejimlerinin farklı hukuki sonuçlar doğurduğunu gösterir.