Boşanma davası devam ederken mal paylaşımı davası açılabilir mi? Açılırsa, bu davada nasıl bir usuli işlem yapılır ve davanın neticelenmesi hangi aşamaya bağlıdır? Mal rejiminin tasfiye tarihi açısından boşanma davasının açıldığı tarihin önemi nedir? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/366 Karar sayılı kararı bu konuda nasıl bir prensip belirlemiştir?
Evet, kural olarak değer artış ve katkı payı ile katılma alacağı mal rejimi sona ermeden istenemez (TMK m. 225), ancak boşanma davası görülürken de taraflar mal paylaşımı davası açabilirler. Bu durumda açılan mal paylaşımı davasında dava konusu mallar üzerine ihtiyati tedbir konulması gibi geçici kararlar alınabilmesine rağmen, davanın sürdürülerek neticelenmesi için boşanma davasının karara bağlanması beklenir. Yani, mal paylaşımı davasında boşanma davasının karara bağlanarak kesinleşmesi 'bekletici mesele' yapılır. Mal rejiminin tasfiye tarihi açısından boşanma davasının açıldığı tarih büyük önem taşır. Medeni Kanun'un 225/son maddesi uyarınca, boşanma kararı kesinleşmek kaydıyla, mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş kabul edilir. Mahkeme, bu tarihi mal rejiminin tasfiye tarihi kabul ederek tarafların hak ettikleri alacakları belirler. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/366 Esas, 2017/366 Karar sayılı kararı bu prensibi teyit etmiştir. Kararda, tasfiyeye konu edilen aracın mal rejimi sona erdikten sonraki bir tarihte (boşanma davasının açıldığı tarihten sonra) davalı eş adına satın alındığı durumda, bunun Aile Hukuku'ndan kaynaklanan bir uyuşmazlık olarak değil, genel hükümlere dayalı bir alacak niteliğinde olduğu ve Aile Mahkemesi'nin görevli olmadığı belirtilmiştir. Bu durum, mal rejiminin tasfiye anının kesinleşen boşanma kararına dair davanın açıldığı tarih olduğuna işaret eder.