HMK'da düzenlenen 'kesin süre' kavramının hukuki niteliği ve sonuçları nelerdir? Hâkim tarafından verilen kesin sürenin geçerli olabilmesi için taşıması gereken şartlar nelerdir? Bu şartların sağlanamaması halinde kesin sürenin hukuki sonuç doğurup doğurmayacağını Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2018/1406 Karar sayılı kararı üzerinden değerlendiriniz.
Kesin süre, davaların kısa zamanda sonuçlandırılması ve adaletin hızlı tecellisi için taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bazı adli işlemler için belirlenen süredir. Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrılıklar dışında kesin olup, hâkim tarafından azaltılıp çoğaltılamaz. Hâkimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir, ancak hâkim belirlediği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için taşıması gereken şartlar şunlardır: kesin süreye ilişkin ara karar her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmeli, verilen süre yeterli, emredilen işler gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hâkim süreye uymamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı ve tarafları uyarmalıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/8411 Esas, 2018/1406 Karar sayılı kararı, bu şartların önemini vurgulamıştır. Kararda, 'davalı tarafa yüklenen ve sonuçları hatırlatılan gider avansının ödenmemesi' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, ancak hâkimin ara kararında istenilen avansın 'delil avansı mı, yoksa gider avansı mı olduğu açıklanmadan süre verildiği' ve 'sonuçların ne olduğu zapta yazılmadığı' için verilen kesin sürenin usule uygun olmadığı ve hukuki sonuç doğurmayacağı belirtilmiştir. Kesin süreye uyulmaması halinde o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçlar doğurur, ancak bunun için kesin sürenin usulüne uygun şekilde verilmiş olması şarttır.