İş Mahkemelerinde görülen davalarda, işçilik alacaklarına ilişkin zamanaşımı süreleri nasıl belirlenir? Özellikle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret alacakları için zamanaşımı başlangıç tarihlerini ve uygulanan kanun hükümlerini Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/12470 Karar sayılı kararı ışığında detaylı olarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282256

İşçilik alacaklarında zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip, sadece onu 'eksik bir borç' haline dönüştürerek dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır. Bu nedenle, zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde mahkeme esasa giremez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/12470 Esas, 2017/12470 Karar sayılı kararına göre: **Kıdem ve İhbar Tazminatı:** Bu alacaklar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Uygulama ve öğretide, hakkın doğumundan itibaren eski 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi ve yeni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146. maddesi uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı, işçinin hizmet aktinin feshedildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. **Ücret Alacakları:** 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/8. maddesi, işçi ücreti alacakları için 5 yıllık özel bir zamanaşımı süresi öngörmüştür. Bu Kanun'dan önceki dönemde ise 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/1. maddesi (yeni TBK 147) uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabiydi. **Yıllık İzin Ücreti Alacağı:** İş sözleşmesi devam ederken kullanılması gereken ancak sözleşmenin feshi ile alacak niteliği doğan yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı süresi fesih tarihinden başlatılır. Faizin başlangıcı genellikle alacağın muaccel olduğu tarihten başlar (TBK m. 149). Zamanaşımı, dava açılması veya icra takibi yapılması ile kesilir (TBK m. 154). Bu kararda ayrıca, ıslah yoluyla artırılan miktarlar için zamanaşımı savunmasının HMK döneminde ıslah dilekçesinin tebliğinden sonraki iki haftalık süre içinde ileri sürülmesi gerektiği de belirtilmiştir.