Medeni Kanun'da mal rejiminin tasfiyesi sırasında eşin malvarlığından 'eklenecek değerler' (MK m. 229) ve 'denkleştirme' (MK m. 230) kavramları neyi ifade eder? Bu kavramların, katılma alacağının hesaplanmasındaki rolünü açıklayınız ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2021/3357 Karar sayılı kararı bağlamında 'eklenecek değerler'in uygulama alanını somutlaştırınız.
Medeni Kanun'da mal rejiminin tasfiyesinde, **eklenecek değerler** (MK m. 229), bir eşin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirlerdir. Bu değerler, mal rejimi sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir. **Denkleştirme** (MK m. 230) ise, bir eşin kişisel mallarına ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallarına ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmişse, bu yarar veya zararı dengelemek için yapılan hesaptır. Bu kavramlar, katılma alacağının hesaplanmasında kritik rol oynar; çünkü eşin evlilik içinde edinilmiş tüm mallarının toplam değerinden (eklenecek değerler ve denkleştirme sonrası), bu mallara dair borçlar çıktıktan sonra kalan 'artık değer' (MK m. 231) eşler arasında yarı yarıya paylaşılır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2021/3357 Esas, 2021/3357 Karar sayılı kararı, 'eklenecek değerler'in uygulama alanına somut bir örnek teşkil eder. Bu kararda, davalı eşin boşanma davasından kısa süre önce bir taşınmazı üçüncü kişiye satması ve ardından boşanma davası kesinleştikten sonra geri alması eylemi, TMK m. 229/2 uyarınca 'diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılmış' bir devir olarak kabul edilmiş ve taşınmazın 'eklenecek değer' olarak tasfiyeye dahil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, mal rejiminin tasfiyesinde kötü niyetli devirlerin önüne geçilmesini amaçlar.