Eşlerden birinin ölümü halinde mal paylaşımı süreci nasıl işler? Sağ kalan eşin 'katılma alacağı' veya 'katkı payı/değer artış payı alacağı' talebi ile mirasın paylaşılması arasındaki ilişkiyi ve mahkemelerin bu konudaki görev ve yetkilerini açıklayınız. Sağ kalan eşin hem alacaklı hem de mirasçı sıfatıyla borçlu olduğu durumlarda alacak hesabının nasıl yapıldığını Yargıtay kararlarına dayanarak izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282248

Eşlerden birinin ölümü halinde, öncelikle sağ kalan eşin katılma, katkı payı veya değer artış payı alacağının tespiti, ardından mirasın paylaşılması söz konusu olur. Sağ kalan eş, ölen eşin hem mirasçısıdır hem de evlilik içinde edinilmiş veya katkı sunduğu mallar açısından tereke üzerinde alacak hakkına sahiptir. **Mal paylaşımı davası**, Aile Mahkemesi'nde görülür ve bu davada tespit edilen katılma/katkı/değer artış payı alacağı, terekenin mirasçılar arasında paylaştırılmasından önce ödenmesi gereken bir borçtur. **Mirasın paylaşılması davası** ise Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür ve Aile Mahkemesi'ndeki mal paylaşımı davası bu dava için bekletici mesele yapılır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/5782 ve 2014/11919 Karar sayılı kararları bu ayrımı vurgular. Sağ kalan eşin hem tereke alacaklısı hem de mirasçı sıfatıyla tereke borçlusu olması durumunda, hesaplanan katılma alacağından, sağ kalan eşin miras payı oranında tereke borcundan sorumlu olduğu miktar düşülerek alacak ödenir. Örneğin, 100 bin TL katılma alacağı olan ve mirasta 1/4 pay sahibi olan sağ eşe, 100 bin TL'nin 1/4'ü olan 25 bin TL düşüldükten sonra kalan 75 bin TL ödenmelidir. Ardından terekede kalan malvarlığı, sağ kalan eş de dahil olmak üzere mirasçılar arasında paylaştırılır. Bu durum, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi ilkesinin somut bir yansımasıdır.