Anlaşmalı boşanma protokollerinde mal paylaşımına ilişkin beyanların hukuki geçerliliği ve kapsamı sıklıkla tartışma konusu olmaktadır. Yargıtay içtihatları çerçevesinde, 'başkaca talebim yoktur' gibi genel ifadelerin mal paylaşımı davası açmaya engel teşkil edip etmediğini, feragat için gerekli şartları açıklayınız. İlgili Yargıtay kararını referans gösteriniz.
Anlaşmalı boşanma protokollerinde yer alan 'başkaca talebim yoktur', 'maddi ve manevi tazminat ve tüm haklarımı aldım' gibi genel ifadeler, Yargıtay içtihatlarına göre, kural olarak sadece boşanma davasının eki niteliğindeki talepler (maddi/manevi tazminat, nafaka, ziynet eşyaları vb.) için geçerlidir ve mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma veya değer artış (katkı) payı alacağı davası açmaya engel teşkil etmez. Mal paylaşımı haklarından feragat edilmesi isteniyorsa, protokolde bu hususun 'kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta' yazılı olması gerekir. Örneğin, protokolde açıkça '...katılma alacağı ve değer artış (katkı) payı alacağı talep hakkımdan feragat ediyorum...' şeklinde bir ibareye yer verilmeli ve bu ibare hâkim tarafından onaylanmalıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/4701 Karar sayılı kararı, davacının boşanma protokolündeki 'boşanmanın ferileri'ne yönelik beyanlarının, mal rejiminin tasfiyesi dolayısıyla eldeki dava konusu yapılan malvarlığına ilişkin bir açıklama içermediğini ve bu nedenle davanın reddinin isabetli olmadığını belirtmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/12778 Karar sayılı kararı da benzer şekilde, genel ifadelerin taşınır ve taşınmaz malları kapsadığının kabul edilmesinin mal rejimi davalarının mantığına ve hakkın özüne aykırı olduğunu vurgulamıştır.