HMK'da düzenlenen 'Gider Avansı' (HMK m. 120) ile 'Delil Avansı' (HMK m. 324) kavramlarını ayırt ediniz ve bunların yatırılmamasının hukuki sonuçları açısından farklılıklarını açıklayınız. Bu farklılığın yargılama üzerindeki etkisini Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/897 Karar sayılı kararı ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282243

HMK'da 'Gider Avansı' ve 'Delil Avansı' farklı hukuki sonuçlara bağlanmıştır. Gider avansı (HMK m. 120), davanın açılması sırasında yatırılması gereken ve dava şartı niteliğinde olan (HMK m. 114/1-g) yargılama harçları, tebligat, posta, keşif, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi genel yargılama giderlerini kapsar. Gider avansının yatırılmaması veya eksik yatırılması ve verilen kesin süreye rağmen tamamlanmaması halinde, dava 'dava şartı yokluğundan' usulden reddedilir (HMK m. 115). Delil avansı (HMK m. 324) ise, tarafların talep ettikleri belirli bir delilin ikamesi (örneğin, bilirkişi incelemesi veya keşif) için mahkemece belirlenen tutardır. Delil avansı, dava şartı değildir. HMK m. 324/2 uyarınca, taraflardan birisi delil avansı yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir; aksi hâlde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır ve yargılamaya mevcut delillerle devam edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/897 Esas, 2021/897 Karar sayılı kararı, bu ayrımı net bir şekilde ortaya koymuştur. Kararda, bilirkişi ve keşif deliline yönelik avansın delil avansı niteliğinde olduğu ve yatırılmaması halinde davanın usulden reddi yerine, o delilden vazgeçilmiş sayılarak mevcut dosya içeriğine göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu ayrım, yargılama sürecinin gereksiz yere uzamasını engellemeyi ve adaletin hızlı tecellisini sağlamayı amaçlar.