Dava dilekçesinde talep sonucunun belirsiz veya çelişkili olması durumunda hâkimin HMK m. 31'deki 'Davayı Aydınlatma Ödevi' kapsamında yapması gerekenler nelerdir? Bu ödevin 'Taleple Bağlılık İlkesi' (HMK m. 26) ile ilişkisini Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/7752 Esas sayılı kararı özelinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282242

HMK m. 31/1'e göre, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir veya delil gösterilmesini isteyebilir. Bu, hâkimin 'Davayı Aydınlatma Ödevi'dir. Bu ödev, hâkimin taraflarca getirilme ilkesini (HMK m. 25) yumuşatan bir işlev görür ve maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlar. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/7752 Esas, 2018/7752 Karar sayılı kararında, davacının 10.000,00 TL'lik dava değerinin ne kadarının kira tazminatı ne kadarının ayıp oranında bedel indirimi olduğunu belirtmemesi üzerine, mahkemenin davacıya bu yönde açıklama yaptırmaması HMK m. 31/1 ve HMK m. 119/ğ (talep sonucunun açıkça yazılması gerekliliği) hükümlerine aykırı bulunmuştur. Kararda, hâkimin öncelikle davacının talep sonucunu açıklattırması gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, taleple bağlılık ilkesi (HMK m. 26) ile hâkimin davayı aydınlatma ödevi arasındaki ilişkiyi gösterir: hâkim, talebe bağlıdır, ancak bu talebin netleştirilmesi ve anlaşılır hale getirilmesi için aydınlatma ödevini kullanmalıdır, aksi takdirde doğru bir hüküm kuramaz.