HMUK döneminde açılan bir iş davasında, bilirkişi raporundan sonra davacı vekili talebini ıslah etmiştir. HMK döneminde yapılan bu ıslaha karşı zamanaşımı definin, ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde ileri sürülmemesi halinde sonuç ne olur?
Bu durumda, davalı taraf ıslaha konu edilen kısım için zamanaşımı defini ileri sürme hakkını kaybeder. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/11110 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, HMK m. 317/2 ve 319 uyarınca ıslaha karşı savunma yapmak için öngörülen iki haftalık süre hak düşürücü niteliktedir. Bu süre içinde ileri sürülmeyen zamanaşımı defi, sonradan (davacının açık muvafakati olmadıkça) ileri sürülemez.