CMK m.231'de yapılan değişiklikle, HAGB kararı verilebilmesi için sanığın kabulünün aranması şartı kaldırılmıştır. Bu değişikliğin gerekçesi ve güncel hukuki durum nedir? Sanık açıkça 'HAGB istemiyorum' derse, hakim yine de HAGB kararı verebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #281266

Soruda bir yanılgı bulunmaktadır. Metinde bahsedilen ve YCGK 2019/616 kararında da tartışılan değişiklik, sanığın HAGB'yi kabul etme şartının kaldırılması değil, aksine 'sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez' hükmünün eklenmesidir. Önceden sanığın rızası açıkça aranmazken, 6008 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle sanığa bir 'veto hakkı' tanınmıştır. Bu değişikliğin gerekçesi, HAGB kararına karşı sadece sınırlı bir itiraz yolu olması ve sanığın beraat edeceğini düşündüğü bir davada temyiz/istinaf yoluyla aklanma hakkının elinden alınmasını önlemektir. Güncel hukuki durum şudur: Mahkeme, HAGB'nin tüm şartları oluşsa bile, sanığa bu kurumun uygulanmasını isteyip istemediğini sormak zorundadır. Eğer sanık, sonuçlarını anladıktan sonra açıkça 'HAGB'nin uygulanmasını kabul etmiyorum/istemiyorum' şeklinde bir irade beyanında bulunursa, hakim artık HAGB kararı veremez. Sanığın bu beyanı mahkemeyi bağlar. Ancak sanık suskun kalırsa veya açıkça reddetmezse, mahkeme diğer şartlar da varsa HAGB kararı verebilir. Yani, sanığın talebi veya açık kabulü şart değildir, ancak açık reddi HAGB kararı verilmesine engeldir.