İdari yargıda konusu kalmayan dava hakkında 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verildiğinde, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hangi taraf aleyhine hükmedilir? Davalı idarenin, dava açıldıktan sonra davacının talebini yerine getirmesi durumunda, davanın açılmasına sebebiyet verip vermediğinin tespiti nasıl yapılır? (Danıştay 5. Daire, E:2015/6954, K:2016/646).
Konusu kalmayan bir dava hakkında 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verildiğinde, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hangi tarafa yükleneceği, davanın açıldığı andaki haklılık durumuna ve davanın açılmasına hangi tarafın sebebiyet verdiğine göre belirlenir. 6100 sayılı HMK'nın 326. maddesi uyarınca kural, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasıdır. 'Karar verilmesine yer olmadığı' kararı, esasa ilişkin bir haklılık/haksızlık tespiti içermez. Bu nedenle mahkeme, davanın konusuz kalma nedenini irdelemelidir. Eğer davacı, dava açmakta haklı iken, davalı idare dava açıldıktan sonra davacının talebini yerine getirerek davayı konusuz bırakmışsa, bu durumda davanın açılmasına idare sebebiyet vermiş sayılır ve yargılama giderleri ile davacı lehine vekalet ücretine idare aleyhine hükmedilir. Ancak, Danıştay 5. Daire'nin E:2015/6954, K:2016/646 sayılı kararındaki çoğunluk görüşü, daha şekilci bir yaklaşımla, 'karar verilmesine yer olmadığı' kararının bir mahkumiyet veya ret kararı olmadığını, dolayısıyla taraflardan birinin haklılığını veya haksızlığını ortaya koymadığını belirtmiştir. Bu yoruma göre, ortada aleyhine hüküm kurulmuş bir taraf olmadığından, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Karşı oy ise, davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın idare olduğu ve bu nedenle giderlerin idareye yükletilmesi gerektiği yönündeki genel ilkeyi savunmuştur. Uygulamada mahkemeler genellikle davanın açıldığı andaki haklılık durumunu değerlendirerek karar vermektedir.