Bir iptal davasında, dava konusu işlemin iptaline karar verildikten sonra, davacı davadan feragat ettiğini bildirirse, bu feragat beyanı temyiz veya karar düzeltme aşamasındaki mahkemeyi bağlar mı? Danıştay'ın 'kamu yararı' ve 'bireysel hak' ayrımına dayalı yaklaşımını, Danıştay 10. Daire E:2010/13350, K:2011/1738 ve İDDK E:2014/3599, K:2015/215 kararlarını karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #281253

Danıştay, feragat beyanının bağlayıcılığı konusunda, davanın niteliğine göre bir ayrım yapmaktadır. 1) Bireysel Haklara İlişkin Davalar: Eğer dava, sadece davacının kişisel, sübjektif bir hakkını ilgilendiriyorsa (örneğin, bir memurun atama işleminin iptali, bir kişinin tazminat talebi), davacının feragat beyanı, HMK hükümleri (İYUK m.31 atfıyla) uyarınca mahkemeyi bağlar ve feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. 2) Kamu Yararını İlgilendiren ve Düzenleyici İşlemlere Karşı Açılan Davalar: Eğer dava, çevre, imar, rekabet gibi kamu yararını yakından ilgilendiren bir konuda veya bir yönetmelik gibi düzenleyici bir işleme karşı açılmışsa, Danıştay feragati mutlak olarak kabul etmemektedir. Özellikle Danıştay 10. Daire'nin kararında belirtildiği gibi, mahkemece işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edilip iptal veya yürütmenin durdurulması kararı verildikten sonra davacının feragat etmesi, 'yapılmış olan yargısal denetimin geçersiz sayılması, dolayısıyla davacı iradesinin yargı kararı üzerine çıkması sonucunu doğuracağından, kamu yararıyla ve idarenin yargısal denetimi yoluyla hukukun üstünlüğünü sağlama amacıyla bağdaşmaz.' Bu tür 'objektif' nitelikteki davalarda, davacı adeta kamu adına hareket ettiğinden, yargısal bir kazanım elde edildikten sonra bundan vazgeçmesine izin verilmez. İDDK'nın E:2014/3599 sayılı kararında ise çoğunluk, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği kuralından hareketle bozma kararı vermiş, ancak karşı oyda tam da bu kamu yararı ilkesi vurgulanmıştır. Dolayısıyla Danıştay'ın genel eğilimi, kamu yararının ağır bastığı davalarda, özellikle iptal kararı sonrası feragatin hukuki sonuç doğurmayacağı yönündedir.