213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 359. maddesinde düzenlenen 'sahte belge düzenleme' ve 'sahte belge kullanma' fiilleri, aynı suçun seçimlik hareketleri midir, yoksa ayrı ve bağımsız suçlar mıdır? Bir failin, hem kendi düzenlediği sahte faturaları hem de başkasının düzenlediği sahte faturaları kullanması durumunda içtima kuralları nasıl uygulanmalıdır? YCGK-K.2024/279 kararındaki tartışmayı esas alarak analiz ediniz.
VUK m.359/b, 'belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar' diyerek suçu 'veya' bağlacıyla tanımladığı için, bu suç doktrinde ve YCGK'nın K.2024/279 sayılı güncel kararında da kabul edildiği üzere 'seçimlik hareketli' bir suçtur. Teorik olarak, seçimlik hareketlerden birinin veya birkaçının işlenmesi halinde tek bir suç oluşur. Ancak Yargıtay'ın önceki yerleşik uygulaması, 'düzenleme' ve 'kullanma' fiillerini birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olarak kabul ediyor ve birbirine dönüşmeyeceğini belirtiyordu. YCGK'nın anılan 2024 tarihli kararı bu yaklaşıma önemli bir eleştiri getirmiş ve konuyu 'maddi konunun ayniyeti' çerçevesinde yeniden değerlendirmiştir. Karara göre, failin hem kendi düzenlediği sahte belgeleri hem de başkasının düzenlediği sahte belgeleri kullanması durumunda, belgelerin tür, amaç ve işlevleri (vergi kaçakçılığına araç olma) aynı olduğundan, maddi konunun da aynı olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle faile, hem düzenlemek hem de kullanmaktan dolayı iki ayrı ceza verilmesi, normun geniş yorumlanması ve orantısız bir sonuç doğurması anlamına gelir. Sonuç olarak, bu durumda fail hakkında tek bir VUK m.359/b suçu oluşur. Ancak failin hem düzenleyici hem de kullanıcı olması, yani seçimlik hareketlerin ikisini birden icra etmesi, TCK m.61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir ağırlaştırıcı neden olarak dikkate alınmalıdır.