Bir yargıç, sanığın duruşmadaki tavırlarını 'samimi bulmadığı' gibi subjektif bir gerekçeyle, diğer tüm objektif şartlar (sabıkasızlık, zararın giderilmesi vb.) oluşmasına rağmen HAGB kararı vermeyi reddedebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını CMK m.231/6-b bağlamında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #281217

Hayır, reddedemez. CMK m.231/6-b, HAGB kararı için 'Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması' şeklinde subjektif bir şart öngörmüş olsa da, Yargıtay bu takdir hakkının sınırsız ve keyfi bir şekilde kullanılamayacağını istikrarlı kararlarında vurgulamaktadır. Yargıtay'a göre, bu kanaat oluşurken yargıç, soyut ve kişisel izlenimlerine değil, dosya içeriğine yansıyan somut verilere dayanmalıdır. Metinde de belirtildiği gibi, 'Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı ve bilinen olumsuz bir kişilik özelliği yoksa, yargıç HAGB kararı vermelidir.' Dolayısıyla, sanığın pişmanlık göstermesi, duruşma düzenini bozacak bir davranışta bulunmaması, sorulara saygılı cevaplar vermesi gibi olumlu tutumları varsa, yargıcın 'samimi bulmadım' gibi denetime elverişli olmayan, soyut bir gerekçeyle HAGB kararı vermemesi hukuka aykırıdır. Mahkeme, HAGB uygulamama kararını, sanığın duruşmaya yansıyan somut olumsuzluklarına (örneğin, pişmanlık duymadığını açıkça beyan etmesi, mağduru tehdit etmeye devam etmesi gibi) dayandırarak ve gerekçelendirerek vermelidir. (Benzer bir karar: Yargıtay 11. Ceza Dairesi - 2014/15637 karar).