Bir sanığın daha önce taksirle işlediği bir suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmaktadır. Bu sanık hakkında, sonradan işlediği kasıtlı bir suç nedeniyle HAGB kararı verilip verilemeyeceğini, CMK m.231'deki 'sanığa dair şartlar' bağlamında Yargıtay içtihatları ışığında tartışınız.
Evet, verilebilir. CMK m.231/6-a'ya göre HAGB kararı verilebilmesi için 'sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması' şartı aranmaktadır. Kanun metni açıkça 'kasıtlı bir suçtan' mahkumiyeti engellemektedir. Bu ifadeden, taksirle işlenen suçlardan alınan mahkumiyetlerin HAGB kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği sonucu çıkar. Metinde bu durum, 'Taksirle işlenen suçlar bakımından sanık hakkında önceden kesinleşmiş mahkumiyet kararı olsa bile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir' şeklinde net bir şekilde açıklanmıştır. Örneğin, daha önce ölümlü bir trafik kazası (taksirle ölüme neden olma) nedeniyle mahkum olmuş bir kişi, daha sonra işlediği dolandırıcılık (kasıtlı suç) suçundan yargılandığında, diğer şartlar da mevcutsa HAGB'den yararlanabilir. Yargıtay'ın istikrarlı uygulaması da bu yöndedir. Kanun koyucu, HAGB kurumunu uygularken sanığın bilinçli ve iradi olarak suç işleme eğilimini dikkate almakta, bu nedenle sadece 'kasıtlı' suçlardan alınan mahkumiyetleri bir engel olarak görmektedir. Taksirli suçlardaki kusur, kasıtlı suçlardaki kusurdan nitelik olarak farklı olduğundan, önceki taksirli mahkumiyetin, sanığın gelecekte kasıtlı suç işlemeyeceği yönündeki kanaati mutlak olarak ortadan kaldırmayacağı kabul edilmektedir.