Sanığın hapis cezasının seçenek yaptırıma (örneğin adli para cezasına) çevrilmesi ile HAGB kurumu arasındaki öncelik-sonralık ilişkisi nasıldır? Mahkeme, sanığın hapis cezasını adli para cezasına çevirdikten sonra, 'ceza seçenek yaptırıma çevrildiği için HAGB'ye yer olmadığına' karar verebilir mi? (Yargıtay 18. CD - K. 2015/2695).

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #281207

Mahkeme bu şekilde bir gerekçeyle HAGB'yi reddedemez. HAGB kurumu ile cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi gibi diğer bireyselleştirme kurumları arasında bir öncelik-sonralık ilişkisi vardır. HAGB, sanık lehine en elverişli kurumdur çünkü denetim süresi sonunda davanın düşmesiyle sonuçlanır ve sicile işlemez. Diğer kurumlar ise sonuçta bir mahkumiyetin varlığını kabul eder. Bu nedenle Yargıtay, istikrarlı bir şekilde, mahkemenin öncelikle HAGB'nin şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirmesi gerektiğini kabul etmektedir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin K.2015/2695 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme, sanığın cezasını adli para cezasına çevirmeden önce, HAGB'nin objektif ve subjektif şartlarını tartışmalıdır. Şartlar oluşuyorsa HAGB kararı vermelidir. Şartlar oluşmuyorsa (örneğin zararı gidermemişse veya sabıkalıysa), bu gerekçeyle HAGB'yi reddettikten sonra diğer kurumları (erteleme, seçenek yaptırım) değerlendirebilir. 'Cezayı seçenek yaptırıma çevirdiğim için HAGB uygulanamaz' şeklindeki bir gerekçe, kurumların uygulama sırasını tersine çevirdiği için hukuka aykırıdır ve bozma nedenidir.