Bir şirketin, 2022 yılına ait yasal defter ve belgelerini vergi incelemesi için ibraz etmemesi üzerine, 2022 yılı KDV beyanlarındaki tüm indirimler reddedilerek re'sen vergi tarh edilmiş ve VUK m.359 uyarınca ceza davası açılmıştır. Şirket yetkilisi, dava aşamasında defter ve belgelerin mevcut olduğunu ve mahkemeye sunabileceğini iddia etmektedir. İdari Yargılama Usulü'ndeki 're'sen araştırma ilkesi' ve ceza yargılamasındaki 'maddi gerçeğe ulaşma' amacı çerçevesinde, mahkemenin bu talebe yaklaşımı nasıl olmalıdır? (Danıştay 9. Daire, E:2014/6558 ve ceza hukuku ilkeleriyle birleştirerek analiz ediniz.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #281187

Bu durumda hem ceza mahkemesi hem de vergi mahkemesi, 're'sen araştırma' ve 'maddi gerçeğe ulaşma' ilkeleri gereğince, davacının/sanığın bu talebini dikkate almalıdır. Vergi hukuku açısından: Defter ve belgelerin ibraz edilmemesi re'sen tarhiyat için geçerli bir nedendir. Ancak, Danıştay 9. Dairesi'nin E:2014/6558 sayılı kararında da belirtildiği gibi, davacı yargılama aşamasında defter ve belgelerin mevcut olduğunu ve ibraz edebileceğini ileri sürüyorsa, vergi mahkemesi re'sen araştırma ilkesi uyarınca bu defter ve belgeleri istemeli, vergi dairesini de haberdar ederek, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırarak belgelerin gerçek alışlara dayanıp dayanmadığını araştırmalı ve uyuşmazlığın esasını bu inceleme sonucuna göre karara bağlamalıdır. Sırf incelemeye ibraz edilmedi diye yargılama aşamasındaki delili yok saymak, adil yargılanma hakkına aykırı olur. Ceza hukuku açısından: Ceza mahkemesi de maddi gerçeği araştırmakla yükümlüdür. Sanığın sahte fatura kullandığı iddiası, KDV indirimlerinin dayanağının sahte belgelere dayanması temeline oturmaktadır. Sanık, bu belgelerin ve dayandığı ticari ilişkilerin gerçek olduğunu kanıtlamak amacıyla defter ve belgeleri sunmak istiyorsa, mahkeme bu delilleri kabul etmeli ve bir mali müşavir veya vergi uzmanı bilirkişiye tevdi ederek, faturaların gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanıp dayanmadığını, defter kayıtlarının usulüne uygun olup olmadığını ve birbiriyle tutarlılığını inceletmelidir. Sadece vergi idaresinin 'defterler ibraz edilmedi' tespitine dayanarak mahkumiyet hükmü kurmak, eksik inceleme ve savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Her iki yargı kolu da şekli bir tespitle yetinmeyip, sunulan deliller ışığında işin esasını araştırmalıdır.