Bir sanık, mağduru öldürmek kastıyla hayati bölgesinden yaraladıktan sonra, olay yerindeki arkadaşlarına 'Hastaneye götürün' diyerek olay yerinden kaçmıştır. Mağdur, hastaneye götürülerek kurtarılmıştır. Bu durumda sanık hakkında TCK m.36'daki gönüllü vazgeçme hükmü uygulanabilir mi? YCGK-Karar: 2018/612'deki 'ciddi çaba' ve 'neticenin failin çabasıyla önlenmesi' kriterlerini tartışınız.
Bu durumda sanık hakkında TCK m.36'daki gönüllü vazgeçme hükmü uygulanamaz. Çünkü icra hareketleri tamamlandıktan sonraki vazgeçmede, kanun failden 'kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlemesini' beklemektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/612 sayılı kararında da bu konu ayrıntılı olarak ele alınmıştır. YCGK'ya göre, bu şartın gerçekleşmesi için iki temel unsur gereklidir: 1) Ciddi Çaba Gösterme: Failin, neticeyi önlemeye yönelik olarak içinde bulunduğu koşullarda elindeki tüm olanakları seferber etmesi, yani 'ciddi bir çaba' göstermesi gerekir. Sadece olay yerindeki arkadaşlarına 'Hastaneye götürün' demek, bu nitelikte ciddi bir çaba olarak kabul edilemez. Failin kendisinin ambulans çağırması, ilk yardımda bulunması, kendi aracıyla götürmesi gibi daha aktif davranışlar beklenir. 2) Nedensellik Bağı: Ölüm neticesinin, bizzat failin bu çabaları sonucunda önlenmiş olması gerekir. Anılan YCGK kararında belirtildiği gibi, olay yerinde zaten mağdurun arkadaşları varsa ve bunlar her halükarda mağduru hastaneye götürebilecek durumdaysa veya olay kalabalık bir yerde meydana geldiği için başkalarının yardım etme olasılığı yüksekse, ölümün önlenmesi ile failin 'hastaneye götürün' şeklindeki basit söylemi arasında doğrudan bir nedensellik bağı kurulamaz. Bu nedenlerle, sanığın eylemi kasten öldürmeye teşebbüs olarak kalır ve gönüllü vazgeçmeden yararlanamaz.