Bir kavga sırasında failin 'Hepinizi keserim' dedikten hemen sonra bıçakla mağdurlardan birini yaralaması eyleminde, Yargıtay'ın tehdit suçu açısından manevi unsurun oluşup oluşmadığına ilişkin değerlendirmesi nasıldır? Bu sözler bağımsız bir tehdit suçu mu, yoksa yaralama eyleminin bir parçası mıdır? (Y1CD-K.2021/6968).
Yargıtay'ın bu tür olaylardaki yerleşik uygulamasına göre, yaralama veya öldürme eyleminden hemen önce söylenen ve bu eyleme yönelik iradeyi ortaya koyan tehdit içerikli sözler, bağımsız bir tehdit suçu oluşturmaz. Bu sözler, işlenecek olan asıl suçun (kasten yaralama/öldürme) bir parçası, bir nevi 'irade açıklaması' olarak kabul edilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin K.2021/6968 sayılı kararında da bu yaklaşım benimsenmiştir. Bu değerlendirmenin temelinde, failin kastının bölünemeyeceği ilkesi yatar. Failin 'hepinizi keserim' dedikten sonra fiilen kesme eylemine başlaması, asıl kastının yaralamaya yönelik olduğunu gösterir. Söylenen sözler, bu yaralama kastını dışa vuran bir ifadedir ve mağdurun iç huzurunu ayrıca ve bağımsız olarak ihlal etme kastı taşımaz. Bu nedenle, olayda tehdit suçunun bağımsız manevi unsuru oluşmamış kabul edilir ve fail sadece işlediği veya teşebbüs ettiği kasten yaralama suçundan cezalandırılır. Eğer fail tehdit ettikten sonra eylemine son verseydi, o zaman bağımsız bir tehdit suçu oluşacaktı. Ancak eyleme devam etmesi, kastının tehdidi aşan bir boyutta olduğunu ortaya koyar ve tehdit, asıl suçun içinde erimiş sayılır.