Bir sanığın, 'gizli soruşturmacı' kararı olmaksızın, CMK m.160 vd. maddeleri uyarınca görevlendirilen ve alıcı rolüne giren bir 'adli kolluk görevlisine' farklı tarihlerde iki kez uyuşturucu madde satması durumunda, zincirleme suç hükümleri (TCK m.43) uygulanabilir mi? Bu durumu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/261 K. sayılı kararındaki 'delillendirme işlemi' mantığı çerçevesinde açıklayınız.
Hayır, bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanamaz. Sanığın eylemi tek bir suç olarak kabul edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/261 K. sayılı kararı, bu konudaki temel ilkeleri ortaya koymuştur. **YCGK'nın Yaklaşımı ve Gerekçesi:** 1) **Gizli Soruşturmacı vs. Adli Kolluk Görevlisi:** CMK m.139'daki 'gizli soruşturmacı' tedbiri, ancak katalog suçların örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanabilir. Örgüt faaliyeti olmayan standart uyuşturucu satıcılığı suçlarında bu tedbire başvurulamaz. Ancak kolluk, CMK m.160 vd. maddelerindeki genel soruşturma yetkisi kapsamında, Cumhuriyet savcısının emriyle 'gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi' olarak alıcı rolüne girip delil toplayabilir. 2) **Alım-Satımın Hukuki Niteliği:** Kolluk görevlisinin amacı uyuşturucu madde satın almak değil, suçu ve faili belirleyip delil elde etmektir. Bu nedenle, ortada hukuki anlamda gerçek bir 'alım-satım' sözleşmesi yoktur. Yapılan işlem, bir 'delillendirme' faaliyetidir. 3) **Delillendirme İşleminin Tamamlanması:** YCGK'nın 2015/261 K. sayılı kararındaki kilit argüman şudur: Adli kolluk görevlisinin sanıktan ilk kez uyuşturucu madde almasıyla birlikte, sanığın 'satmak için uyuşturucu madde bulundurma' veya 'satışa arz etme' suçu ve bu suça ilişkin delil tamamen ortaya çıkmış ve delillendirme işlemi tamamlanmıştır. Bu aşamadan sonra kolluğun sanığı yakalayıp soruşturmayı derinleştirmesi gerekir. 4) **İkinci Alımın Gereksizliği ve Tek Suç Kabulü:** İlk alımla suç ve fail zaten belirlenmişken, kolluk görevlisinin sanıktan ikinci kez uyuşturucu madde alması, hem gereksizdir hem de aynı suçun delillendirilmesinin tekrarından ibarettir. Sanığın ikinci satıştaki uyuşturucuyu ilk satıştan sonra yeniden temin ettiğine dair kesin bir delil de yoksa, tüm eylemler baştan beri var olan ve tek bir 'satışa arz etme' kastının parçası olarak görülür. Bu nedenle, sanığın farklı tarihlerdeki satış eylemleri, tek bir 'uyuşturucu maddeyi satışa arz etme' (TCK m.188/3) suçunu oluşturur ve zincirleme suç hükümleri (TCK m.43) uygulanmaz. Sonuç olarak, alıcı rolündeki kolluk görevlisine yapılan birden fazla satış, eğer yeni bir uyuşturucu temini ispatlanamıyorsa, tek bir delillendirme faaliyetinin parçası kabul edilir ve tek bir suç olarak cezalandırılır.