Bir vergi inceleme raporunda, bir mükellefin sahte belge kullandığı tespit edilmiş ancak bu belgeleri 'bilerek' kullandığı yönünde somut ve objektif delillere ulaşılamadığı belirtilmiştir. Bu durumda, Vergi Usul Kanunu m.341 ve m.344 uyarınca mükellefe vergi ziyaı cezası kesilebilir mi? VDDGK'nın 2017/559 K. sayılı kararındaki yaklaşımı, kusur ilkesi çerçevesinde değerlendiriniz.
Bu durumda, VDDGK'nın 2017/559 K. sayılı kararında da benimsenen yaklaşıma göre, mükellefe vergi ziyaı cezası kesilemez. Bu sonucun temelinde, vergi ceza hukukuna da egemen olan 'kusur ilkesi' yatmaktadır. **Analiz:** 1) **Vergi Ziyaı Cezasının Koşulları:** VUK m.341, vergi ziyaını 'mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi' olarak tanımlar. VUK m.344 ise bu hallerde vergi ziyaı cezası kesileceğini düzenler. Ancak bu cezalandırma için, fiil ile mükellef arasında bir illiyet bağının yanı sıra, mükellefin en azından kusurlu (kast veya ihmal) olması gerekir. Kusursuz sorumluluk ilkesi, vergi ceza hukukunda geçerli değildir. 2) **Sahte Belge Kullanma Fiili ve Kusur:** - **Bilerek (Kasten) Kullanma:** Eğer mükellefin sahte olduğunu bilerek belge kullandığı somut delillerle (örneğin, belgeyi düzenleyenle menfaat ilişkisi, belgenin bedelinin banka yerine elden ödenmesi, piyasa fiyatından çok düşük bedelle alım yapılması vb.) ispat edilirse, fiil VUK m.359/b kapsamına girer. Bu durumda hem üç kat vergi ziyaı cezası kesilir hem de ceza davası açılır. - **Bilmeyerek (Kusursuzca) Kullanma:** Eğer mükellefin, belgenin sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığı, gerekli özeni göstermesine rağmen bu durumu anlayamadığı ve aldatıldığı sonucuna varılırsa, mükellefe atfedilebilecek bir kusur (kast veya ihmal) bulunmaz. Mükellefin kendisi de sahte belge düzenleyen tarafından aldatılmış bir mağdur konumundadır. 3) **VDDGK Kararı ve Sonuç:** VDDGK'nın 2017/559 K. sayılı kararında tam da bu durum ele alınmıştır. İnceleme raporunda, davacının sahte faturaları 'bilerek' kullandığına dair somut delil bulunamadığı belirtilmesine rağmen, idarenin bir kat vergi ziyaı cezası kesmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kararın temel mantığı şudur: Eğer mükellefin kastı (bilerek kullanma) ispatlanamıyorsa, üç kat ceza kesilemez. Eğer mükellefin ihmali dahi yoksa, yani kusursuz ise, bu durumda bir kat ceza dahi kesilemez. Çünkü cezai sorumluluk kusura dayanır. Sonuç olarak, bir mükellefin sahte belge kullandığı sabit olsa bile, bu kullanımı 'bilerek' veya en azından 'bilmesi gerekirken ihmal ederek' gerçekleştirdiği somut delillerle ortaya konulmadıkça, yani kusurluluğu ispatlanmadıkça, vergi ziyaı cezası (ne bir kat ne de üç kat) kesilemez. Bu durumda sadece ziyaa uğratılan vergi aslı ve gecikme faizi talep edilebilir.