Bir sanık hakkında, lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK hükümlerine göre iki ayrı suçtan hapis cezası verilmiştir. Mahkemenin, hüküm fıkrasında bu iki hapis cezasını 765 sayılı TCK'nın içtima kurallarına göre toplayarak tek bir sonuç cezaya hükmetmesi mümkün müdür? Bu durumu 'karma uygulama yasağı' ve infaz hukukunun niteliği açısından, YCGK'nın 20.10.2009 tarihli, 2009/239 K. sayılı kararı doğrultusunda analiz ediniz.
Evet, bu uygulama mümkündür ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre hukuka uygundur. Bu durum, ilk bakışta 'karma uygulama yasağı'nı ihlal ediyor gibi görünse de, cezaların içtimaı kurumunun hukuki niteliği nedeniyle bir ihlal teşkil etmez. Analiz şu şekildedir: 1) **Lehe Kanun Tespiti ve Karma Uygulama Yasağı:** 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesi ve Yargıtay içtihatları uyarınca, lehe kanun tespiti yapılırken önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümleri olaya bir bütün olarak uygulanır ve ortaya çıkan sonuçlar karşılaştırılır. Bu süreçte iki kanunun hükümleri birbirine karıştırılamaz (karma uygulama yasağı). Somut olayda mahkeme, her bir suç için ayrı ayrı değerlendirme yaparak 5237 sayılı TCK'nın daha lehe olduğuna karar vermiş ve cezaları bu kanuna göre belirlemiştir. Bu aşamaya kadar karma uygulama yasağına uyulmuştur. 2) **Cezaların İçtimaının Hukuki Niteliği:** YCGK'nın 20.10.2009 tarihli, 2009/239 K. sayılı kararında ve diğer istikrarlı kararlarında vurgulandığı üzere, cezaların içtimaı (toplanması), maddi ceza hukukuna ilişkin bir kurum değil, bir **infaz hukuku** kurumudur. Yani, suçun karşılığı olan cezayı belirleyen bir norm değil, belirlenmiş olan cezaların nasıl çektirileceğini düzenleyen bir kuraldır. İçtima edilmiş cezalar dahi hukuki bağımsızlıklarını korumaya devam eder. 3) **Karma Uygulama Yasağının İhlal Edilmemesi:** Lehe kanun olan 5237 sayılı TCK'ya göre cezalar belirlendikten sonra, bu cezaların nasıl infaz edileceği sorunu ortaya çıkar. 01.06.2005'ten önce işlenen suçlar için, infaza ilişkin hükümlerde de lehe olan kanun uygulanmalıdır. 5237 sayılı TCK'da içtima kurumu bulunmadığından ve 765 sayılı TCK'daki içtima kurallarının (örneğin 36 yıl tavanı) bazı durumlarda sanık lehine sonuçlar doğurabildiğinden, infaz aşamasında 765 sayılı TCK'nın içtimaya ilişkin hükümlerinin uygulanması mümkündür. YCGK, bu durumu bir karma uygulama olarak görmemektedir. Çünkü maddi ceza normları (suç tipleri, ceza miktarları) lehe olan 5237 sayılı TCK'dan, infaza ilişkin normlar (cezaların toplanması) ise yine lehe olan 765 sayılı TCK'dan alınmaktadır. Bu, iki ayrı hukuk alanına (maddi ceza ve infaz) ait lehe hükümlerin ayrı ayrı uygulanmasıdır ve karma uygulama yasağını ihlal etmez. **Sonuç:** Mahkemenin, 5237 sayılı TCK'ya göre lehe olarak belirlediği cezaları, suç tarihi 01.06.2005'ten önce olduğu için, 765 sayılı TCK'nın 68-77. maddelerindeki infaza ilişkin içtima kurallarına göre toplaması hukuka uygundur ve YCGK içtihatları ile desteklenmektedir.