5237 sayılı TCK'da cezaların içtimaına yer verilmemiş olması ve 5275 sayılı Kanun'un 99. maddesinin infaz hukukuna ilişkin bir düzenleme olması karşısında, birden fazla suçtan hüküm kuran bir mahkemenin, hüküm fıkrasında bu cezaları 'toplamasına' karar vermesinin hukuki sonuçları nelerdir? Bu durum Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #279818

5237 sayılı TCK, 765 sayılı TCK'dan farklı olarak, suçların gerçek içtimaı ilkesini benimsemiş ve cezaların mahkeme tarafından hüküm fıkrasında toplanması (içtimaı) kurumuna yer vermemiştir. 5275 sayılı Kanun m.99'daki toplama ise, yukarıda belirtildiği gibi, sadece koşullu salıverilme hesabına yönelik bir infaz işlemidir. Bu yasal çerçevede, bir mahkemenin hüküm kurarken sanığa verdiği farklı ceza kalemlerini toplaması, kanuna aykırı bir uygulamadır. **Hukuki Sonuçları ve Yargıtay'ın Değerlendirmesi:** 1) **Kanuna Aykırılık:** Mahkemenin verdiği cezaları hüküm fıkrasında toplaması, 5275 sayılı Kanun'un 99. maddesindeki 'herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar' ilkesine ve 5237 sayılı TCK'nın sistematiğine açıkça aykırıdır. Yargıtay, bu tür kararları istikrarlı bir şekilde bozmaktadır (Bkz: Yargıtay 6. CD, 2009/5861 K.; Yargıtay 13. CD, 2012/21830 K.). 2) **İnfazda Karışıklık Yaratma:** Bu tür bir toplama kararı, infaz aşamasında ciddi tereddütlere yol açar. Çünkü her suçun infaz rejimi (tekerrür, erteleme, koşullu salıverilme oranı vb.) farklı olabilir. Cezaların toplanması, bu bireysel infaz rejimlerinin göz ardı edilmesine ve hatalı müddetnameler düzenlenmesine neden olabilir. 3) **Yargıtay'ın Düzeltme Kararı:** Yargıtay, bu tür bir hatayı genellikle 'yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen' bir usul hatası olarak görmektedir. Bu nedenle, hükmün diğer yönleri hukuka uygunsa, hükmü tamamen bozmak yerine, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin (şimdi CMK m.303) verdiği yetkiye dayanarak 'düzeltilerek onanması' yoluna gitmektedir. Düzeltme işlemi, hüküm fıkrasından cezaların toplanmasına ilişkin cümlenin veya fıkranın çıkarılması şeklinde olmaktadır. Örneğin, Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/7452 K. sayılı kararında, hüküm fıkrasındaki 'cezaların içtimaına ilişkin 6. fıkrasının hükümden çıkartılmak suretiyle' hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak, mahkemenin hükümde cezaları toplaması, infaz hukukunun görev alanına giren bir işlemi yargılama aşamasında hatalı bir şekilde yapması anlamına gelir ve Yargıtay tarafından bozma veya düzeltilerek onama nedeni olarak kabul edilir.