Bir hukuk davasında, iddiasını yazılı delille ispatlayamayan davacı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmıştır. Mahkemenin davacıya yemin teklif etme hakkını hatırlatması ve davacının yemin teklif etmesi üzerine, davalının 'yemin konusu vakıanın kendisinin namus ve onurunu etkileyeceği' gerekçesiyle yeminden kaçınması durumunda mahkeme ne şekilde karar vermelidir? HMK m.226 ve m.229'u birlikte değerlendirerek açıklayınız.
Bu durum, yemin delilinin sınırları ve yeminden kaçınmanın sonuçları arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bir sorundur. HMK'ya göre izlenmesi gereken yol şöyledir: 1) Yemin Teklifinin Geçerliliği: Davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı için yemin teklif etme hakkına sahiptir. Mahkemenin bu hakkı hatırlatması, YİBGK 2017/1 sayılı kararı sonrasında ancak açıkça dayanılmışsa mümkündür. Sorudaki olayda davacı açıkça dayandığı için hatırlatma ve teklif usule uygundur. 2) Yeminin Konusu ve Sınırları (HMK m.226): Davalının sığındığı HMK m.226/c hükmü, 'yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların' yemin konusu olamayacağını düzenler. Bu, yeminden kaçınma için meşru bir gerekçedir. Örneğin, bir kimseye 'zina yapıp yapmadığı' veya 'hırsızlık yapıp yapmadığı' konusunda yemin teklif edilemez. Mahkeme, öncelikle yemin metnini ve yemine konu vakıanın gerçekten davalının namus ve onurunu etkileyip etkilemediğini veya bir suç isnadı içerip içermediğini değerlendirmelidir. 3) Mahkemenin Kararı: a) Eğer mahkeme, davalının iddiasını haklı bulur ve yemin konusunun HMK m.226 kapsamına girdiğine karar verirse, bu durumda davalı yeminden kaçınmış sayılmaz. Yemin teklifi geçersiz hale gelir ve davacı bu delilden yararlanamaz. Mahkeme, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davayı mevcut diğer delillere göre karara bağlar (muhtemelen reddeder). b) Eğer mahkeme, davalının iddiasını yerinde bulmaz ve yemin konusunun HMK m.226 kapsamına girmediğine, yani davalının namus ve onurunu etkilemediğine veya bir suç isnadı içermediğine karar verirse, bu durumda davalının yemin etmeyi reddetmesi, HMK m.229'a göre 'yemini eda etmekten kaçınma' olarak kabul edilir. 4) Yeminden Kaçınmanın Sonucu (HMK m.229): Yeminden kaçınmanın hukuki sonucu, yemin konusu vakıaların 'ikrar edilmiş sayılması'dır. Bu durumda mahkeme, davalının yemin konusu vakıaları ikrar ettiğini kabul ederek, davacının iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davayı kabul etmelidir. Örneğin, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2014/11546 K. sayılı kararında, haksız eylem iddiasının davalılar yönünden suç soruşturması gerektirebilecek nitelikte olması nedeniyle yemine konu edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu da mahkemenin HMK m.226'yı re'sen dikkate alması gerektiğini gösterir.