AİHM'nin Frérot v. Fransa ve AYM'nin Turan Günana kararları, çıplak arama tedbirinin hangi koşullarda İHAS m.3 ve Anayasa m.17'de güvence altına alınan 'insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı'nı ihlal ettiğini ortaya koymaktadır? Bu kararlara göre, bir çıplak aramanın hukuka uygun sayılabilmesi için hangi asgari güvencelerin sağlanması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #279811

AİHM'nin Frérot v. Fransa ve AYM'nin Turan Günana kararları, çıplak aramanın keyfi ve sistematik uygulanmasının İHAS m.3 ve Anayasa m.17'yi ihlal edeceğini belirtir. Bu kararlara göre, bir aramanın 'aşağılayıcı muamele' seviyesine ulaşmaması için sağlanması gereken asgari güvenceler şunlardır: 1) Ciddi Gerekçe ve Makul Şüphe: Çıplak arama, rutin bir güvenlik prosedürü olarak uygulanamaz. Tedbire başvurulabilmesi için, kişinin yasaklı bir madde veya cisim sakladığına dair somut olgulara dayanan 'ciddi gerekçeler' ve 'makul şüphe' bulunmalıdır. (Frérot v. Fransa, par. 41; Turan Günana başvurusunda da rutin uygulama eleştirilmiştir). 2) Orantılılık ve Zorunluluk: Tedbir, izlenen meşru amaçla (güvenlik, delil elde etme) orantılı olmalı ve 'demokratik bir toplumda zorunlu' olmalıdır. Daha az müdahaleci yöntemlerle (örneğin, dedektörle arama, detaylı üst araması) sonuca ulaşılabilecekse, çıplak aramaya başvurulmamalıdır. 3) Uygulama Usulü: Arama, kişinin onurunu en az zedeleyecek şekilde yapılmalıdır. Bu kapsamda; aramanın aynı cinsiyetten görevlilerce yapılması, başkalarının görmeyeceği özel bir alanda gerçekleştirilmesi, arama süresinin mümkün olan en kısa süreyle sınırlandırılması ve kişinin utanma duygusunu rencide edici davranışlardan (alaycı ifadeler, gereksiz yere bekletme vb.) kaçınılması gerekir. AYM, Turan Günana kararında, kişinin tedbire maruz kalmak istememesine rağmen zorla uygulanmasını ve sonrasında kapalı bir yerde tutulmasını ihlal nedeni saymıştır. 4) Sistematik ve Keyfi Olmama: Frérot v. Fransa kararında AİHM, hükümlünün her görüşme sonrası veya kurum dışına her çıkışında sistematik olarak çıplak aramaya tabi tutulmasını ve bu sırada eğilip öksürmesinin istenmesini ihlal olarak değerlendirmiştir. Bu, aramanın her seferinde somut bir şüpheye dayanması gerektiğini, genel ve otomatik bir uygulama haline getirilemeyeceğini gösterir. 5) Etkili Soruşturma Yükümlülüğü: Çıplak aramanın kötüye kullanıldığına dair şikayetlerin, yetkili makamlarca etkili bir şekilde soruşturulması gerekir. AYM, Turan Günana kararında, şikayetlerin etkili soruşturulmamasını da hak ihlali olarak görmüştür. Bu kararlar ışığında, yasal dayanağı olsa bile, çıplak aramanın yukarıdaki güvenceler sağlanmadan yapılması, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağının ihlaline yol açacaktır.