5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde düzenlenen 'cezaların toplanması' müessesesinin hukuki niteliğini, amacını ve 765 sayılı TCK'daki 'cezaların içtiması'ndan farkını, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.10.2009 tarihli, 2009/239 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.
5275 sayılı Kanun'un 99. maddesindeki 'cezaların toplanması', eski 765 sayılı TCK'daki 'cezaların içtiması'ndan tamamen farklı bir hukuki niteliğe sahiptir. YCGK'nın 20.10.2009 tarihli ve 2009/239 K. sayılı kararında da bu farklar net bir şekilde ortaya konmuştur. 1) Hukuki Nitelik ve Amaç: İnfaz Kanunu m.99'daki toplama, maddi ceza hukukuna ilişkin bir 'içtima' (cezaların birleştirilip tek bir cezaya dönüştürülmesi) değildir. Bu, tamamen 'infaz hukukuna' ilişkin bir müessesedir. Maddenin açık lafzında da belirtildiği üzere, toplama kararının tek amacı, 107. maddedeki 'koşullu salıverilme' hükümlerinin uygulanabilmesi için infazda ortaya çıkacak karışıklığı gidermektir. Yani, birden fazla kesinleşmiş hapis cezası olan bir hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin hesaplanabilmesi için cezaların matematiksel olarak toplanmasını ifade eder. Bu toplama, cezaların bağımsız niteliğini ortadan kaldırmaz; her bir ceza hukuki varlığını korumaya devam eder. 2) 765 Sayılı TCK'daki İçtimadan Farkı: 765 sayılı TCK'nın 68-77. maddelerindeki içtima ise maddi ceza hukuku kurumuydu. Bu sistemde, birden fazla suçtan verilen cezalar belirli kurallara göre (örneğin aynı neviden olanların toplanması, farklı olanların çevrilmesi) birleştirilir ve ortaya tek bir 'toplam ceza' çıkardı. Ayrıca, bu toplam cezanın infazı için üst sınırlar (ağır hapiste 36 yıl, hapiste 25 yıl gibi) belirlenmişti. 5237 sayılı TCK'da bu tür bir içtima kurumuna yer verilmemiştir. 3) YCGK Kararı ve Karma Uygulama: YCGK'nın 2009/239 K. sayılı kararında ve yerleşik içtihatlarında vurguladığı üzere; 01.06.2005'ten önce işlenen suçlarda, lehe kanun 5237 sayılı TCK olsa bile, cezaların toplanması infaz hukuku kurumu olduğundan 765 sayılı TCK'daki içtima kuralları (m.68-77) uygulanmaya devam eder. Bu durum, bir 'karma uygulama' yasağı ihlali değildir. Çünkü lehe kanun tespiti her bir suç için ayrı ayrı yapılır. Cezaların toplanması ise infaza ilişkin ayrı bir işlemdir. Dolayısıyla, 5237 sayılı TCK'ya göre lehe hükümler belirlendikten sonra, infaz aşamasında bu cezaların 765 sayılı TCK'daki içtima kurallarına göre toplanması mümkündür ve bu, hukuka uygundur.