694 sayılı KHK ile CMK m.216/3'e eklenen 'Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez' cümlesinin uygulama koşullarını, KHK gerekçesini ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/409 E., 2021/64 K. sayılı kararını dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #279801

694 sayılı KHK ile CMK m.216/3'e eklenen bu istisnai hükmün amacı, KHK gerekçesinde belirtildiği üzere, hüküm aşamasına gelmiş dosyalarda zorunlu müdafiin mazeretli veya mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması nedeniyle yargılamanın uzamasının önüne geçmektir. Ancak bu kuralın uygulanması mutlak ve sınırsız değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/409 E., 2021/64 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu istisnanın uygulanabilmesi için belirli ön koşulların gerçekleşmesi gerekir: 1) Sanığın Esas Hakkındaki Savunmasının Alınmış Olması: Kuralın uygulanabilmesi için, sanığın esas hakkındaki savunmasının daha önceki celselerde zorunlu müdafiin hukuki yardımından yararlandırılarak alınmış olması şarttır. Yani, savunmanın en kritik aşaması olan esas hakkında savunma yapılırken zorunlu müdafiin varlığı temin edilmiş olmalıdır. 2) Tüm Usuli İşlemlerin Tamamlanmış Olması: Yargılama delillerin toplanması, tartışılması, mütalaanın alınması ve esas hakkında savunmaların yapılması gibi tüm usuli aşamaları tamamlayarak sadece 'son söz' ve 'hükmün açıklanması' aşamasına gelmiş olmalıdır. 3) Zorunlu Müdafiin Yokluğu: Hükmün açıklanacağı son celsede zorunlu müdafi, mazeretli veya mazeretsiz bir şekilde hazır bulunmamalıdır. YCGK kararında, zorunlu müdafiin mazeret dilekçesi verdiği halde bu konuda bir karar verilmeksizin, yeni bir müdafi görevlendirilmeden veya oturum ertelenmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması CMK m.289/1-e uyarınca hukuka kesin aykırılık hali olarak kabul edilmiştir. Bu, KHK ile getirilen istisnanın keyfi bir şekilde uygulanamayacağını, mahkemenin müdafiin mazeretini değerlendirme ve gerekirse yeni müdafi atama gibi yükümlülüklerinin devam ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla, istisna ancak tüm savunma haklarının kullanıldığı ve geriye sadece şekli bir son söz aşamasının kaldığı durumlarda, yargılamanın sürüncemede kalmasını önleme amacıyla dar yorumlanmalıdır.