Ankesörlü veya sabit telefon hatlarından yapılan 'ardışık ve periyodik aramaların' FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği açısından bir delil olarak kabul edilmesinin hukuki dayanaklarını, örgütün gizlilik prensibi ve haberleşme yöntemleri bağlamında detaylıca açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278679

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/120 E., 2022/200 K. sayılı kararı, FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanması içinde kullanılan ankesörlü veya sabit telefon hatlarının örgütsel delil niteliğini derinlemesine incelemiştir: **Hukuki Dayanaklar:** 1. **Örgütün Gizlilik Prensibi:** FETÖ/PDY, 'gizli yaşamak, her zaman korkmak, doğruyu söylememek, gerçeği inkâr etmek' prensibini benimsemiş ve üyelerine kendi cep telefonlarından iletişim kurmayı yasaklamıştır. Amaç, deşifre olmamak ve iletişim izini ortadan kaldırmaktır. 2. **Özel Haberleşme Yöntemi:** Örgüt üyeleri, tedbir amacıyla, kendi cep telefonlarını kullanmaktan kaçınarak kamuya açık alanlarda bulunan ankesörlü telefonlar veya büfe gibi yerlerdeki kablolu (sabit) hatlardan iletişim kurmayı tercih etmişlerdir. Hatta, birden fazla kişiyi arayacakları zaman farklı büfeleri gezerek 'tedbire' uygun hareket etmişlerdir. 3. **'Ardışık' ve 'Periyodik' Aramaların Anlamı:** * **Ardışık Aramalar:** Kısa bir zaman içerisinde ve birbiri ardına birden çok kimsenin aranması, failin örgüt tedbirine aykırı bir şekilde (ancak örgütsel bir disiplinle) birden fazla örgüt üyesini aradığını gösterir. Bu, örgütsel toplantılara katılım ve sıkı bir bağ olduğunu düşündürür. * **Periyodik Aramalar:** Belirli bir tarih aralığında, değişik zamanlarda ve düzenli aralıklarla bir kimsenin aranması, örgütsel hiyerarşinin ve disiplinin devamlılığını, belirli buluşma tarihlerinin teyitini veya talimat iletimini gösterebilir. 4. **Delil Niteliği:** Bu tür aramalar, failin örgütün uyguladığı iletişimin gizliliğine ilişkin tedbir ve haberleşme yöntemi hakkında bilgi sahibi olduğunu, örgütsel toplantılara katılım gösterdiğini ve FETÖ/PDY ile arasında 'organik ve sıkı bir bağ' olduğunu gösteren 'aleyhe bir delil' olarak kabul edilebilir. Zira bu yöntem, hücre tipine uygun gizli haberleşmeye imkan verir ve sivil hayatta benzer bir kullanım amacı bulunmaz. Bu durum, örgüt içi itirafçı beyanlarıyla da desteklenmektedir.