Sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda (örn. tehdit, iftira), şüphelinin kimlik tespitinin zorluğu ve yurt dışı sunucular nedeniyle uluslararası adli yardım (istinabe) yoluna başvurulmasının önemi nedir? Bu tür soruşturmalarda eksik araştırmanın KYOK kararı üzerindeki etkisini açıklayınız.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2018/819 E., 2018/4172 K. (tehdit) ve 8. Ceza Dairesi'nin 2017/9488 E., 2017/11933 K. (iftira) sayılı kararları, sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda şüphelinin kimlik tespitinin hassasiyetini vurgulamaktadır. **Uluslararası Adli Yardım (İstinabe) Önemi:** * Sosyal medya platformlarının (Facebook, Twitter, Instagram vb.) sunucularının genellikle yurt dışında (örn. ABD) bulunması, yerel adli makamların doğrudan bilgi edinmesini engeller. Bu durumda, CMK 160'ta belirtilen 'işin gerçeğini araştırma' yükümlülüğü gereği, Cumhuriyet savcısının uluslararası adli yardımlaşma (istinabe) yoluna başvurarak ilgili yabancı adli makamlardan şüphelinin profil bilgilerini, iletişim kayıtlarını ve diğer ilgili verileri talep etmesi hayati öneme sahiptir. * Yargıtay, ABD adli makamlarının istinabe taleplerini cevaplamaması gibi durumların, 'şüphelinin fiziki kimliğine ulaşılamadığı' gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı (KYOK) kararı verilmesi için yeterli olmadığını belirtmiştir. Zira, iddialar soyut nitelikte kalsa bile, hukuki yollarla tüm araştırma imkanlarının kullanılması esastır. **Eksik Araştırmanın KYOK Kararına Etkisi:** Bu tür uluslararası istinabe taleplerinin yapılmaması veya sonucunun beklenmemesi durumunda verilen KYOK kararları, 'eksik soruşturma' olarak kabul edilir. Yargıtay, bu kararları kanun yararına bozarak, şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi için eksiklerin tamamlanmasını ister. Amaç, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve suçun cezasız kalmasının önlenmesidir.