CMK 223/2'de belirtilen beraat kararı koşullarından 'Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması' ile 'Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması' arasındaki temel farkları, uygulamadan örnekler vererek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278664

CMK 223/2, beraat kararının verileceği halleri açıkça belirtir: 1. **Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması (CMK 223/2-a):** * **Fark:** Bu durum, 'kanunilik ilkesi' gereği, eylemin kendisinin ceza hukuku anlamında bir suç teşkil etmemesidir. Yani, ortada suç oluşturan bir fiil yoktur. Bu durum, ya eylemin hiçbir zaman suç olarak düzenlenmediği ya da yasal bir değişiklikle (suçun kanundan çıkarılması) suç olmaktan çıkarıldığı anlamına gelir. * **Örnek:** Yeni bir kanunla, daha önce suç olan bir fiilin suç olmaktan çıkarılması (örn. bazı trafik kabahatlerinin idari para cezasına dönüştürülmesi). Bu durumda, fiili işleyen kişinin yargılanmasına gerek kalmaz, zaten suç olmaktan çıkmıştır. 2. **Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması (CMK 223/2-b):** * **Fark:** Bu durumda, fiil kanunda suç olarak tanımlanmıştır ve suç gerçekten işlenmiştir. Ancak, mevcut delillerle bu suçu işleyenin sanık olmadığı kesin olarak kanıtlanmıştır. Örneğin, yanlış sanık hakkında dava açılması (Yargıtay 8. CD 2017/10461 E., 2018/552 K. sayılı kararda olduğu gibi, parmak iziyle gerçek failin başkası olduğunun anlaşılması). * **Örnek:** Sanığın olay yerinde olmadığına dair kesin deliller (kamera kayıtları, tanık beyanları) veya suçu başkasının işlediğine dair kesin kanıtlar ortaya çıkması. Bu durumda, sanık yargılamanın sonunda beraat eder. Temel fark, ilk durumda fiilin kendisi suç olmaktan çıkarken, ikinci durumda suçun var olduğu ancak sanıkla illiyet bağının kurulamadığı veya sanık tarafından işlenmediği kesinleşmesidir. Her iki durumda da sonuç beraattir.