Soruşturma evresindeki 'dürüstlük ilkesi'nin (Alman Usul Kanunu 160, AİHS 6) içeriğini ve Cumhuriyet savcısının bu ilke doğrultusunda şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplama yükümlülüğünü açıklayınız. Bu ilkenin, adil yargılanma hakkı ile ilişkisini değerlendiriniz.
CMK Madde 160 gerekçesi ve 160/2. maddesi, soruşturma evresindeki 'dürüstlük ilkesi'ni vurgular. Bu ilke, Alman Usul Kanunu'nun 160. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkının bir gereğidir. **İçeriği ve Yükümlülükler:** 1. **Nesnellik ve Tarafsızlık:** Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, soruşturmayı nesnel bir şekilde yürütmekle yükümlüdür. Bu, savcının sadece şüphelinin aleyhindeki değil, aynı zamanda 'şüphelinin lehine olan hususları eşit bir çaba göstererek araştıracağı' anlamına gelir (CMK 160/2 gerekçesi). 2. **Delil Toplama:** Savcı, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan tüm delilleri (iz, eser, emareler dahil) toplayarak muhafaza altına almakla yükümlüdür. 3. **Hak Koruma:** Savcı aynı zamanda, şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Bu, şüphelinin masumiyet karinesini, savunma hakkını ve hukuki güvencelerini göz önünde bulundurarak hareket etmeyi gerektirir. **Adil Yargılanma Hakkı ile İlişkisi:** Dürüstlük ilkesi, adil yargılanma hakkının temel bir bileşenidir. Soruşturma aşamasında delillerin tarafsız ve kapsamlı bir şekilde toplanması, kovuşturma aşamasındaki yargılamanın adil olmasını sağlar. Eğer savcı sadece aleyhte delil toplar veya lehe delilleri göz ardı ederse, bu durum adil yargılanma hakkını ihlal eder ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engeller.