Örgüte Yardım Suçunda 'Bilerek ve İsteyerek' Koşulu: Silahlı terör örgütüne yardım etme suçunda aranan 'bilerek ve isteyerek' yardım etme koşulunun (doğrudan kast) kapsamını, yardımın örgüt mensuplarına yapılması durumunda da örgütün mensubu olduklarının bilinmesi gerekliliği ile birlikte açıklayınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/352 E. sayılı kararı, TCK 220/7'de düzenlenen 'bilerek ve isteyerek yardım' koşulunu detaylandırmıştır. Bu fıkra, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek hizmet eden kişinin örgüt üyesi kabul edilmesini öngörür. * **Doğrudan Kast (Bilerek):** 'Bilerek' ibaresi, doğrudan kastı ifade eder. Failin, yardım ettiği örgütün 'suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğunu bilmesi' gerekmektedir. Yardım fiili, örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet eden bir nitelik taşımalıdır. * **Yardımın Örgüt Mensuplarına Yapılması:** Eğer yardım doğrudan örgüte değil de örgüt mensuplarına yapılmışsa, yardım edilen kişilerin 'suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt mensubu olduklarının da bilinmesi' zorunludur. Bu, failin yardım ettiği kişilerin kim olduğunu ve neyi temsil ettiklerini bilmesi gerektiği anlamına gelir. Örgüt mensuplarına yapılan yardım, aynı zamanda örgüte yapılan yardım olarak değerlendirilir. * **Yardımın Niteliği:** Yardımın maddi bir yardım olması gerekli değildir (örn. bilgi, belge sağlama, barındırma, nakletme, istihbari bilgi verme). Ancak yardım, örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet etmelidir. Yardımın tek seferlik veya önemsiz nitelikte olması dahi, 'bilerek ve isteyerek' yapılmışsa suçun oluşumu için yeterli görülebilir.