Bir delilin soruşturma aşamasında hukuka aykırı yollarla elde edildiğinin kovuşturma aşamasında anlaşılması durumunda, bu delilin hükme esas alınmamasının usuli sonuçlarını (örn. dosyadan çıkarılması) tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278626

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217/2 maddesi, yüklenen suçun ispatının hukuka uygun yollarla elde edilmiş delillerle yapılacağını ve hukuka aykırı yollarla elde edilmiş delillerin hükme esas alınamayacağını mutlak olarak belirtir. Eğer bir delilin soruşturma aşamasında hukuka aykırı yollarla elde edildiği kovuşturma aşamasında (duruşmada) anlaşılırsa, bunun usuli sonuçları şunlardır: 1. **Reddedilmesi:** CMK 206/2-a maddesi uyarınca, hukuka aykırı yollarla elde edilmiş delillerin ortaya konulması reddedilir. 2. **Hükme Esas Alınmaması:** Mahkeme, bu delilleri değerlendirme dışında bırakmak zorundadır. Kararda bu delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınmadığı açıkça belirtilmelidir (CMK 230/1-b). 3. **Bozma Nedeni:** Eğer yerel mahkeme, hukuka aykırı delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurmuşsa, bu Yargıtay tarafından mutlak bozma nedenidir. Yargıtay, hükmü bozar ve yerel mahkemeden bu delilleri değerlendirme dışında bırakarak yeniden hüküm kurmasını ister. Örneğin, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/4689 E., 2019/11113 K. sayılı kararında, savcı talimatı olmaksızın gizli müşteri gibi hareket eden kolluğun elde ettiği delillerin hukuka aykırı olduğu ve beraat verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu usul, adil yargılanma hakkının ve hukukun üstünlüğü ilkesinin bir gereğidir, zira suçun ispatı her ne pahasına olursa olsun değil, hukukun meşru kıldığı yollarla yapılmalıdır.