Adli kolluk görevlilerinin suç soruşturması yapma yetkisini doğrudan kanundan mı yoksa Cumhuriyet savcısından alınan emirlerden mi aldığını, CMK'nın 160 ve 161. maddeleri ile tarihsel süreci de dikkate alarak açıklayınız.
CMK'nın 160. ve 161. maddeleri, adli kolluk görevlilerinin yetki kaynağını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Tarihsel süreçte, 1412 sayılı CMUK'ta kolluğun doğrudan soruşturma yetkisi varken, 5271 sayılı CMK ile bu durum değişmiştir. * **CMK 160/1:** Cumhuriyet savcısının bir suçun işlendiği izlenimini öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlaması temel görevidir. * **CMK 160/2:** Savcının, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle delil toplama yükümlülüğü vardır. * **CMK 161/1:** Savcının 'doğrudan doğruya veya emrindeki adlî kolluk görevlileri aracılığı ile' her türlü araştırmayı yapabileceği belirtilmiştir. * **CMK 161/2:** Adlî kolluk görevlileri, 'elkoydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmek' ve 'bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür'. Bu düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, adli kolluk görevlileri suç soruşturması yapma yetkisini doğrudan kanundan değil, esasen 'Cumhuriyet savcısının emirleri' doğrultusunda kazanmaktadır. Kolluk, kendiliğinden bir suça el koyduğunda dahi, bunu derhal savcıya bildirmek ve savcının talimatları çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Savcı, yazılı veya acele hallerde sözlü emir verebilir (CMK 161/3). Bu durum, soruşturma evresinde inisiyatifin ve ana yetkinin Cumhuriyet savcısında olduğunu göstermektedir.