Yargıtay'ın istikrar gösteren uygulamalarında terör suçlarının, Anayasa'nın 14. maddesi kapsamında temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılması olarak kabul edilmesinin temelini, siyasal faaliyet ile terörist faaliyet arasındaki ayrımı ve bu ayrımın belirleyici kriterlerini (cebir ve şiddetle ilişki, yöntem, amaç, örgütsel bağlantı) analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278614

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/5464 E., 2014/12447 K. sayılı kararı, siyasi faaliyet ile terörist faaliyet arasındaki ayrımı Anayasa'nın 14. maddesi ve AİHS'nin 17. maddesi kapsamında ele almaktadır. Bu maddeler, temel hak ve hürriyetlerin, devletin bütünlüğünü bozma veya demokratik cumhuriyeti ortadan kaldırma gibi amaçlarla kötüye kullanılamayacağını belirtir. Yargıtay'a göre, bir faaliyetin siyasi faaliyet olarak değerlendirilip koruma kapsamına girebilmesi için: * **Cebir ve Şiddetle İlişki:** Faaliyetin cebir ve şiddet kullanma, baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerini içerip içermediği esastır. * **Yöntem ve Amaç Uygunluğu:** Kullanılan yöntemin ve takip edilen amacın hukuk ve demokrasi kurallarına uygun olup olmadığına bakılmalıdır. Meşru siyasi yöntemler dışındaki eylemler terör faaliyeti olarak değerlendirilir. * **Örgütsel Bağlantı:** Faaliyetin bir terör örgütü ile amaç, yöntem veya yapısal/hiyerarşik bir bağlantısı bulunup bulunmadığı önemlidir. Özellikle terör örgütünün 'örgüt adına' yapılan çağrıları doğrultusunda gerçekleştirilen eylemler, siyasi faaliyet görünümünde olsa dahi terörist faaliyet olarak nitelendirilebilir (AİHM 'Sadak ve diğerleri' kararı da referans alınır).