Hukuka Aykırı Delillerle Mahkumiyet Kararı ve Adil Yargılanma Hakkı: Bir mahkumiyet kararının hukuka aykırı delillerle (örn. savcı talimatı olmadan toplanan deliller, kışkırtıcı ajan faaliyetleri) desteklenmesi halinde, bu durumun Anayasa'nın 38. maddesi ve AİHS'nin 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı ihlali sayılmasının gerekçelerini açıklayınız.
Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin (CMK 148, 217) hükme esas alınması, Anayasa'nın 38/6. maddesinde ve AİHS'nin 6. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının mutlak bir ihlalidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları (örn. 18. CD 2017/4689 E., 2019/11113 K. ve CGK 2018/71 E., 2018/319 K.) bu ilkeyi sıkça vurgular. **Gerekçeler:** 1. **Hukukun Üstünlüğü:** Hukuka aykırı delillerin kullanılması, yargılama sürecinde hukukun üstünlüğü ilkesini zedeler ve devlete olan güveni sarsar. 2. **Adil Yargılanma Hakkı:** AİHS 6. maddesi, bir davanın 'adil' bir şekilde görülmesini gerektirir. Delillerin elde edilme biçimi, yargılamanın bütününde adil olup olmadığını belirlemede kritik rol oynar. Özellikle, 'kışkırtıcı ajan' gibi, suç işlemeye niyeti olmayan bir kişiyi suça azmettirme yoluyla elde edilen deliller (AİHM Teixeira de Castro/Portekiz, Burak Hun/Türkiye) bu hakkı ihlal eder, çünkü failin özgür iradesiyle işlenmemiş bir fiil söz konusudur. 3. **Masumiyet Karinesi:** Hukuka aykırı delillerle kurulan mahkumiyet, masumiyet karinesini zedeler, çünkü bu delillerin güvenilirliği ve meşruiyeti sorgulanabilir durumdadır. 4. **Delil Serbestisi İlkesinin Sınırı:** Ceza muhakemesinde delil serbestisi ilkesi mevcut olsa da, bu serbestlik hukuka uygunlukla sınırlıdır. Hukuka aykırı elde edilen deliller, reddedilmeli ve hükme esas alınmamalıdır (CMK 206/2-a, 217/2). Bu tür bir mahkumiyet, Yargıtay tarafından mutlak bozma nedeni sayılır.