Uyuşturucu Ticareti Suçunda 'Tek Alım Olayı' Prensibi: Adli kolluk görevlilerince sanıktan birden fazla kez uyuşturucu madde satın alınması halinde, zincirleme suç hükümlerinin (TCK 43) neden uygulanmadığını ve bu durumun 'satmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma' suçunun delillendirilmesi ile ilişkisini açıklayınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/10-213 E., 2015/183 K. sayılı kararı, bu hususta 'tek alım olayı' prensibini benimsemiştir. Adli kolluk görevlilerinin (gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi sıfatıyla) sanıktan uyuşturucu madde satın alması, aslında gerçek bir alım-satım işlemi değil, sanığın suçunu 'delillendirme' işlemidir. Kolluk görevlilerinin amacı uyuşturucu satın almak değil, suç ve failini tespit etmek ve delil toplamaktır. Bu nedenle, ilk alım olayıyla sanığın 'satmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma' suçu ve bu suça ilişkin deliller tamamen ortaya çıkar. Eğer sanığın sonraki alımlara konu uyuşturucuyu ilk alımdan sonra temin ettiğine dair ek delil bulunmuyorsa, sonraki alımlar zincirleme suç (TCK 43) oluşturmaz. Bunun yerine, 'satmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmanın temadi ettiği' kabul edilir ve hareketin en ağırına göre tek bir suçtan ceza verilir. Bu yaklaşım, hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma hakkı (AİHS 6) gereğidir; zira sanığın ceza sorumluluğunu gereksiz yere artıracak davranışlardan kaçınılması amaçlanır.