Örgüt Adına Suç İşleme (TCK 314/3 iptal öncesi) ve Propaganda Suçu İlişkisi: Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme (TCK 314/3) ile terör örgütünün propagandasını yapma (3713 SK 7/2) suçlarının bir arada işlenmesi durumunda ceza hukukundaki 'gerçek içtima' kuralının nasıl uygulandığını, bu iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılma prensibini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278603

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2008/13298 E., 2008/44 K. ve 2008/12121 E., 2008/12121 K. sayılı kararları, bu durumu 'gerçek içtima' ilkesi çerçevesinde değerlendirir. TCK 314/3 (iptal edilmeden önce) ve TCK 220/6 maddeleri (ve 3713 sayılı TMK'nın 2/2. maddesi), 'örgüt adına suç işleyen' kişiye ayrıca 'örgüt üyeliği' suçundan da ceza verilmesini öngörmekteydi. Bu, Türk Ceza Kanunu'nun benimsediği gerçek içtima ilkesinin bir yansımasıdır: 'kaç fiil varsa o kadar suç ve kaç suç varsa o kadar ceza vardır.' Dolayısıyla, sanık örgüt adına bir eylem (örn. slogan atma, basın açıklamasına katılma) ile hem terör örgütünün propagandasını yapma suçunu hem de örgüt adına suç işleme (veya örgüt üyeliği) suçunu ayrı ayrı işlemiş kabul edilir ve bu iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılır. Suç vasfında yapılan yanılgı, bu ayrı ayrı cezalandırma prensibini bozma nedeni yapar.