Terör örgütünün propagandasını yapma suçunun unsurlarını ve bu suçun 'düşünce ve kanaat açıklama yöntemi' kavramıyla ilişkisini, özellikle 'kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması' gibi eylemlerin propaganda suçu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışınız.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6412 K. sayılı kararı, terör örgütünün propagandasını yapma (3713 SK 7/2) suçunun unsurlarını ve kapsamını ele almıştır. Bu suç, bir terör örgütünün veya amacının toplum içinde benimsenmesini sağlamaya yönelik her türlü eylemi kapsar. Yargıtay'a göre, 'kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması şeklinde işlenen silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçu için gereken saik de nazara alındığında 6352 Sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak kabul edilemeyeceği' belirtilmiştir. Zira, yüz kapatma gibi eylemler, 'düşünce ve kanaat açıklama özgürlüğü'nün meşru sınırlarını aşan, cebir ve şiddet içeren veya terörü kutsayan nitelikte eylemler olarak görülebilir. Bu tür eylemler, yalnızca düşünce açıklaması olarak değil, örgütün cebir ve şiddet yöntemlerini yaygınlaştırma ve topluma korku salma amaçlı bir aracı olarak değerlendirilerek propaganda suçunun maddi unsurunu oluşturur. Bu, demokratik toplum düzeninin korunması ile ifade özgürlüğü arasındaki hassas dengeyi yansıtır.