Evinde el yapımı patlayıcı madde veya yapımında kullanılan malzemeler bulunduran bir sanığın bu suçtan beraat etmesi için hangi tür delil yetersizliklerinin (örn. bilgisi ve hakimiyeti dahilinde olup olmaması, hayatın olağan akışı) Yargıtay tarafından yeterli görüldüğünü tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278593

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/369 K. sayılı kararına göre, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan beraat kararı verilebilmesi için, patlayıcı maddelerin sanığın bilgisi ve hakimiyeti dahilinde bulunduğuna dair şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıtların elde edilememiş olması gerekmektedir. Karşı oyda belirtildiği üzere, sanığın kendi evinde arama yapılacağını öğrendikten sonra (hatta bir süre bekledikten sonra) patlayıcı maddelerden kurtulmak için herhangi bir çaba göstermemesi, patlayıcının evinin çatısında açıkta ve ağzı bağlı bir poşet içerisinde bulunması gibi durumlar, sanığın bu maddelerin varlığından haberdar olduğuna dair kesin bir kanaat oluşturmamaktadır. Hayatın olağan akışına göre, haberdar olsa imha etmeye çalışacağı varsayımına karşın, sanığın pasif kalması şüphe yaratır. Ortaya çıkan bu kuşkunun giderilememesi halinde, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerekir. Bu durum, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılamadığı hallerde sanığın lehine karar verilmesini güvence altına alır.