FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanması içerisinde iletişimin gizliliğini sağlamak amacıyla ankesörlü veya kablolu telefon hatlarının 'ardışık veya periyodik' olarak kullanılmasının, failin örgütle organik bağını ve örgütsel toplantılara katılımını gösteren bir delil olarak kabul edilmesinin hukuki dayanaklarını açıklayınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/120 E., 2022/200 K. sayılı kararına göre, FETÖ/PDY üyeleri, iletişimin gizliliğine azami riayet ederek kendi cep telefonlarından arama yapmaktan kaçınmış, kamuya açık ankesörlü veya büfe gibi yerlerdeki kablolu (sabit) hatlardan iletişim kurmayı tercih etmişlerdir. Bu tercihin ardındaki hukuki dayanaklar şunlardır: 1. **Gizlilik ve Tespit Zorluğu:** Bu hatlar kullanan adına kayıtlı olmadığından arayan kişinin kimliğinin gizlenmesini veya tespitini güçleştirir. 2. **Örgütsel Tedbir:** Örgüt üyelerinin belirli aralıklarla (ayda bir gibi) iletişime geçerek toplantı yer ve zamanı kararlaştırması, acil durumlarda kodlu numaralar üzerinden iletişime geçmesi, hatta birden fazla kişiyi arayacaksa farklı büfeleri gezmesi gibi yöntemler 'örgüt tedbiri' olarak öğretilmiştir. 3. **Organik Bağ Göstergesi:** Ankesörlü veya sabit hatlardan yapılan 'ardışık' (kısa süre içinde birbiri ardına birden çok kişinin aranması) veya 'periyodik' (belirli bir tarih aralığında düzenli aralıklarla aranması) aramalar, failin örgütün uyguladığı iletişimin gizliliğine ilişkin tedbir ve haberleşme yöntemi hakkında bilgi sahibi olduğunu gösterir. Özellikle ardışık aramalarda birden fazla örgüt üyesinin kısa süre içerisinde aranması, failin örgütsel toplantılara katılım gösterdiği, FETÖ/PDY ile arasında organik ve sıkı bir bağ olduğu yönünde güçlü bir delil kabul edilir. Bu durum, hücre tipine uygun haberleşme imkanı sağlamasından dolayı aleyhte delil niteliğindedir.